
Gece huzursuz geçmişti.yine aklında bin bir soru işaretleri ve bin bir plan dönüp duruyor ,uyutmuyordu. Sabah odasına doğan gri güneş masal diyarından gerçekliğe dönmesi gerektiğini acı bir şekilde anımsattı usulca doğruldu yatağından ve perdelerini açtı yeni güne..
Doğa ana ona bir sürpriz hazırlamıştı! Bir süre bu doğa mucizesi soğukluğu izledi .hayatta kendisi gibi buz tutmuştu sanki. Ruh hali yansımıştı doğaya her zamanki gibi..siyahla beyazların dansıydı..gözleri buğulandı ve bir melodi çalmaya başladı kulaklarında ..bir kemanın acı çığlıkları ve yan flütün yankılı sesi işte yeniden ‘orta dünyanın kapıları’.. bu sefer ıssız bir mağaraya sığınmıştı ..ne ateş yanıyordu ne de başka bir canlılık belirtisi . yapayalnız dışarı bakıyordu . mağaranın ufak deliğinden rüzgarın sert nefesi uğulduyordu kulaklarında .ve o sert uğultuya eşlik eden keman sesi..uzunca bir süre yüksek dağın tepesinden manzarayı izledi .dumanlı nefesi bile havada asılı kalıyordu . tüm endişelerinden uzakta hiçbir yere yetişmeksizin donup kalmıştı zaman. Uzaklardan çok uzaklardan yankılı gelen ayak sesleriyle irkildi. Kendini yalnız hissederken yadırgamıştı ayak seslerini . yaklaştıkça bir ısı , bir ışık yayılıyordu . ilk başta duymamazlıktan geldi. Hiçbir canlı bu manzarayı izlemekten alıkoyamazdı onu. Uzun siyah saçları karla kaplanmıştı . ve gözleri alışmıştı saf beyazlığa .. elinde yakmış olduğu ateşle yaklaşan cisim belirginleşmeye başladı . alevler kusursuz bir yüzü çevreliyordu . tanımıştı ! o şövalyeydi bu ! sislerin içinde kaybolup giden ve döneceğine dair sessizce yemin eden şövalye.. yanında durdu ve manzarayı derin mavi gözleriyle izlemeye başladı . sözsüz konuşmalarında şövalye kıza hayattan aynı manzaraları tattıklarını .. aynı melodilerle melankoli diyarlarında dolaştıklarını belki de aynı rüyaları gördüklerini anlattı . hissettiği yoğun hislerle bir anda şövalyenin sıcak ellerinden tuttu. Yürümeye başladılar mağaranın derinliklerine . ilk bakışta küçük olan mağara yürüdükçe kapılarını ,mucizelerini göstermeye başlamıştı . keman sesi daha bir yankılıydı daha bir hüzünlü . yine bir veda vaktinin yaklaştığının sessiz şövalyenin gitmesi gerektiğini anımsatan türden acı acı çınlayan keman sesi ..mağara ise kızın kalbi gibi buz kaplıydı .. sarkıtlar dikitler vardı elbet .. bu da bir şekilde insanların daha derinlere ilerlemelerini engelliyordu . yürürken sendeleyen kızı şövalyesi koruyordu . düşmesine,yok olup gitmesine izin vermiyordu her defasında . mavi buzdan yansımalarına baktı kız .. sanki mağara ikilemlerden ve yansımalardan oluşuyordu ve minicik gölgeler geziniyordu içerde. Hiçbir etkisi olmayan minicik insan gölgeleri . mağaranın kalbine ulaştıklarında gördüğü saflık ve temizlik karşısında irkildi kız . hiçbir yaratık bu saflığı bu yalnızlığı kirletemezdi .hiçbir nefes erişemezdi . sadece sessiz şövalyesiyle bir mabetti.. bir kaçıştı … huzur kaplarken yüreğini şövalyesiyle göz göze geldi . gitme zamanıydı .. dizleri üstüne çöken şövalye kızın tuttuğu elini sıcak dudaklarına değdirdi . ufak narin bir öpücük kondurdu buz tutmuş ele … sonra da döndü arkasını ve ikilemlerin arasından kayboldu. Kız bir anlık irkilmesiyle odasında buldu kendini yeniden .. cam açık belki dakikalarca kaybolmuştu bu mucize karşısında .. derin bir nefes aldı ve rutin koşuşturmalarında yeniden kayboldu ..
Doğa ana ona bir sürpriz hazırlamıştı! Bir süre bu doğa mucizesi soğukluğu izledi .hayatta kendisi gibi buz tutmuştu sanki. Ruh hali yansımıştı doğaya her zamanki gibi..siyahla beyazların dansıydı..gözleri buğulandı ve bir melodi çalmaya başladı kulaklarında ..bir kemanın acı çığlıkları ve yan flütün yankılı sesi işte yeniden ‘orta dünyanın kapıları’.. bu sefer ıssız bir mağaraya sığınmıştı ..ne ateş yanıyordu ne de başka bir canlılık belirtisi . yapayalnız dışarı bakıyordu . mağaranın ufak deliğinden rüzgarın sert nefesi uğulduyordu kulaklarında .ve o sert uğultuya eşlik eden keman sesi..uzunca bir süre yüksek dağın tepesinden manzarayı izledi .dumanlı nefesi bile havada asılı kalıyordu . tüm endişelerinden uzakta hiçbir yere yetişmeksizin donup kalmıştı zaman. Uzaklardan çok uzaklardan yankılı gelen ayak sesleriyle irkildi. Kendini yalnız hissederken yadırgamıştı ayak seslerini . yaklaştıkça bir ısı , bir ışık yayılıyordu . ilk başta duymamazlıktan geldi. Hiçbir canlı bu manzarayı izlemekten alıkoyamazdı onu. Uzun siyah saçları karla kaplanmıştı . ve gözleri alışmıştı saf beyazlığa .. elinde yakmış olduğu ateşle yaklaşan cisim belirginleşmeye başladı . alevler kusursuz bir yüzü çevreliyordu . tanımıştı ! o şövalyeydi bu ! sislerin içinde kaybolup giden ve döneceğine dair sessizce yemin eden şövalye.. yanında durdu ve manzarayı derin mavi gözleriyle izlemeye başladı . sözsüz konuşmalarında şövalye kıza hayattan aynı manzaraları tattıklarını .. aynı melodilerle melankoli diyarlarında dolaştıklarını belki de aynı rüyaları gördüklerini anlattı . hissettiği yoğun hislerle bir anda şövalyenin sıcak ellerinden tuttu. Yürümeye başladılar mağaranın derinliklerine . ilk bakışta küçük olan mağara yürüdükçe kapılarını ,mucizelerini göstermeye başlamıştı . keman sesi daha bir yankılıydı daha bir hüzünlü . yine bir veda vaktinin yaklaştığının sessiz şövalyenin gitmesi gerektiğini anımsatan türden acı acı çınlayan keman sesi ..mağara ise kızın kalbi gibi buz kaplıydı .. sarkıtlar dikitler vardı elbet .. bu da bir şekilde insanların daha derinlere ilerlemelerini engelliyordu . yürürken sendeleyen kızı şövalyesi koruyordu . düşmesine,yok olup gitmesine izin vermiyordu her defasında . mavi buzdan yansımalarına baktı kız .. sanki mağara ikilemlerden ve yansımalardan oluşuyordu ve minicik gölgeler geziniyordu içerde. Hiçbir etkisi olmayan minicik insan gölgeleri . mağaranın kalbine ulaştıklarında gördüğü saflık ve temizlik karşısında irkildi kız . hiçbir yaratık bu saflığı bu yalnızlığı kirletemezdi .hiçbir nefes erişemezdi . sadece sessiz şövalyesiyle bir mabetti.. bir kaçıştı … huzur kaplarken yüreğini şövalyesiyle göz göze geldi . gitme zamanıydı .. dizleri üstüne çöken şövalye kızın tuttuğu elini sıcak dudaklarına değdirdi . ufak narin bir öpücük kondurdu buz tutmuş ele … sonra da döndü arkasını ve ikilemlerin arasından kayboldu. Kız bir anlık irkilmesiyle odasında buldu kendini yeniden .. cam açık belki dakikalarca kaybolmuştu bu mucize karşısında .. derin bir nefes aldı ve rutin koşuşturmalarında yeniden kayboldu ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder